1. CPE performansını etkileyen üç ana faktör
Öncelikle kullanılan CPE türü önemlidir. Yüksek moleküler ağırlıklı polietilenden elde edilen CPE yüksek viskoziteye ve çekme dayanımına sahiptir, ancak bu CPE ile PVC reçinesi arasındaki yapışma düşüktür. Düşük moleküler ağırlıklı polietilenden elde edilen CPE düşük viskoziteye ve çekme dayanımına sahipken, yüksek yoğunluklu polietilenden elde edilen CPE iyi ısı direncine sahiptir.
İkinci olarak, ham madde parçacıklarının boyutu önemlidir. Parçacık boyutu çok küçük olduğunda, jel veya topaklı CPE oluşması kolaydır; parçacık boyutu çok büyük olduğunda ise klor dağılımı düzensiz olur.
Yine belirtmek gerekirse, CPE klorlama seviyesi önemlidir. Klor içeriği %25'in altında olduğunda, PVC ile uyumluluğu zayıftır ve modifiye edici olarak kullanılamaz; klor içeriği %40'ın üzerinde olduğunda, PVC ile uyumluluğu iyidir ve katı plastikleştirici olarak kullanılabilir, ancak darbe modifiye edici olarak uygun değildir; %36-38 klor içeriğine sahip CPE, iyi elastikiyete ve PVC ile uyumluluğa sahiptir, bu nedenle PVC için darbe modifiye edici olarak yaygın olarak kullanılır. Şu anda, %35 klor içeriğine sahip CPE yaygın olarak kullanılmaktadır. Yaklaşık %35 klor içeriğine sahip CPE, düşük kristalliğe ve cam geçiş sıcaklığına, iyi kauçuk elastikiyetine ve PVC ile uygun uyumluluğa sahiptir. PVC sert ürünler için darbe modifiye edici olarak yaygın olarak kullanılır.
2. CPE Katkısının PVC Üzerindeki Etkisi
CPE ilavesi 10 dakikanın altında olduğunda, PVC'nin darbe dayanımı CPE ilavesiyle hızla artar, ancak CPE ilave miktarının daha da artırılması PVC'nin darbe dayanımında çok az iyileşmeye neden olur. Bu nedenle, darbe dayanımı sağlayan bir madde olarak, eklenmesi gereken uygun CPE miktarı 8-10 kısımdır. CPE arttıkça, PVC karışımlarının çekme dayanımı azalmaya devam ederken, kopma uzaması artar. Tokluk, çekme dayanımı ve kopma uzamasının çarpımı olarak ifade edilirse, PVC'nin tokluğunun CPE ilavesinin artmasıyla önemli ölçüde artacağı açıktır.

Yayın tarihi: 01 Ağustos 2023





